• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

İyotkokusu.com

Hoş geldiniz!

Saat
Site Haritası

TİRANI BESLEMEK

 www.iyotkokusu.com/yazarlar


                                                        
TİRANI BESLEMEK

 

Çocukluğumda islam dininin içinde kabullenemediğim ve barbarlık olarak baktığım tek ibadet yöntemi kurban kesimiydi…

Her sene birkaç gün tekrarlanan bu dini ayine ve ritüellerine dayanamaz, sokağa bile çıkmak istemezdim. Sadece ben değil tüm çocuklar öyleydi. Çünkü her yer kan gölüne döner , her yeri çiğ et ve sıcak kan kokusu sarardı. Evler,eller,sokaklar,ağaçlar, top oynadığımız yerler ama her yer çiğ et kokardı ,kan kokardı. Ve bu koku günlerce haftalarca kaybolmazdı ortalıktan…

Kurban bayramlarında, şeker bayramının aksine hiç el öpmek istemezdim. Kadın, erkek herkesin neredeyse tüm büyüklerin elleri, et ve kan kokardı. Allah sizi inandırsın el öpeceğim zaman nefes bile almazdım. Alt dudağımın bir kısmı ile çenemi belli belirsiz değdirir sonra da çabucak alnıma dokunduruverirdim o eli…

Ve tüm bu kanlı gösteri çocukların oynayabileceği ne kadar açık alan,yeşillik,bağ bahçe varsa oralarda yapılırdı. Bizim günlerce öncesinden aramızda duygusal bağlar kurduğumuz ,sevip okşadığımız, öpüp kokladığımız hatta ellerimizle beslediğimiz masum bakışlı ve de günahsız, irili ufaklı bir sürü hayvancık o infaz günü geldiğinde ,ağaçlara ve demir çengellere asılmış halde, oldu bittiye getirilip ne olduğunu bile anlayamadan sanki yaşadıkları o şehirde , o ülkede kendi insanları tarafından toplu katliama uğramış gibi görünürlerdi o çocuk gözlerimize…

Neyse ki babam bu ibadeti genellikle evden uzak bir yerde yapar, bizi de pek götürmezdi zaten bu ayine? Bazen de köyde filan birkaç kişiyle ortak girerdi kurbana, belki de bu günahı tek başına üstlenmek istemiyormuş gibi gelirdi bana…

Büyüklerimizin şöyle bir açıklaması olurdu kurban kesmenin fazileti hakkında? Efendim, kurban kesmek ve kan akıtmak, insanın içindeki katl ve canilik duygularını köreltirmiş, özellikle de erkeklerin ? Çünkü bu ibadeti erkekler yapardı ve onların üzerine vacipti, borçtu yani…
Allahtan öyleymiş de kadınlar fazla bulaşmamışlar bu toplu can alma törenlerine ve ayinlerine bir de onlarla uğraşırdık şimdilerde…

Madem öyleydi; İnsanların içindeki katil ve cani duyguları frenliyordu bu ibadet te ? Niye o zaman meydanlarda, çoluk çocuğun gözü önünde hala daha, hatta daha da beter bir şekilde devam ediyor bu katliamlar? Katliam diyorum çünkü; Bugün İslam coğrafyası dediğimiz bu topraklarda, Allah adına öldürmenin, öç almanın ve de bu şiddet ayinlerinin adına İslam diyorlar, Müslümanlık diyorlar, Şeriat diyorlar?

Hani kardeşim içimizdeki caniyane katil duygular, hayvan kesmeyle yok olacak ve de körelecekti? Niye hala Müslüman Müslümanı katlediyor? Hem de çoluk çocuğun gözü önünde ve de çoluk çocuk demeden fütursuzca yapıyorlar bu katli ! Hani öldürmeyecektik! Söz vermiştik Allah’a kal-u bela da ? Yalan kardeşim yok böyle bir şey! Bu sadece kafa bulandırmak! O topraklarda kendi egemenliğini kurmak isteyen zihniyet, kendini adeta Tanrı yerine koyarak, tüm kazanılmış kültürel birikimi ve mirası da yok edip insanların yüreklerine dehşet ve korku salarak, tiranlığını kurmak, adeta kazımak istiyor saf beyinlere  ve de cılız yüreklere !..

Kendi dininden olmayanı kabul etmemek, Allah’ın bile kitabında yokken yarattıklarının kurduğu ve adına şeriatle yönetilen din devleti dedikleri bu tiranlıklara katılıp ,barbarca cinayet işleyenlerin oluşturduğu, bu cüce cehennem zebanileri topluluğuna dünyanın her yerinden akın akın insanlar katılmakta? Ve bu katılanların içinde kandırılmış çok Müslüman ve sonradan Müslüman olmuş insan var ve de bunların çoğunluğu çok genç denilebilecek yaştadır...

Ve bu neyin kafasıdır ben bunu hala anlayamıyorum ama şunu iyi biliyorum ki ve devamlı da tekrar ediyorum; Din bir afyondur ! ve Ehil olmayan ellerde, dozajı da  iyi ayarlanamadığında kafayı bulandırır. Saf ve de cahil dimağları allak bullak eder !..

Özellikle de küçük yaşlarda (buluğ çağında) verilecek din eğitimine çok dikkat etmek gerekiyor? İbadetler gösteri haline getirilmeden manevi baskı ve dikta yapılmadan Ahlak çerçevesinin sınırları da iyi çizilerek, insani duygu ve vasıflarla (iftira atmamak,hırsızlık yapmamak,yalan söylememek,rüşvet alıp vermemek,laik olmak ve en önemlisi can almamak) örneklendirilerek ve de çok kitap okutarak. Kitap derken de öyle tek yönlü dini ajite eden mutaassıp öğelerle doldurulmuş ,şekilci doktrinlerle bezeli neşriyat değil de daha evrensel yerli ve dünya klasiklerinden, içine dini öğeler dozajlı serpiştirilmiş, vizyonel bakış açılı, kadın erkek ayrımı gütmeyen, sevgi ve paylaşım temalı, örnekleri daha da genişletilebilecek türden kitaplar, eserler seçerek okutarak daha iyi temeller atılabileceğine inanıyorum ve kendim de bizatihi uyguluyorum bu öğreti şeklini  naçizane…

Sadece din ve dindarlık yetmiyor! Altının iyi doldurulması lazım, dediğimiz gibi vizyonel bakış açısı yaratmak şart! Aksi takdirde aşırı misyoner bir bakış açısı kaçınılmaz oluyor…

Hem zannetmeyelim ki aşırı dindarlık duygusu pompalayarak özellikle de erkek çocuklarının aklından cins-ü latif’e olan ilgisini azaltıp çıkarabiliriz? Çıkmaz! Okullarını da ayırsak, evlerde de saklasak, sağlık için  el değdirmeye bile yanaşmasak yine de çıkmaz! Çünkü bu doğanın ve evrenin yazılı olmayan bir yasasıdır…
Ne kadar saklarsak, gizlersek, kapatırsak bu ilgi daha da pekişecek ve kazınacak  o erkek çocuklarının ve kız çocuklarının beyinlerine, hayal dünyaları yanlış yönde gelişecek, bir de bunun üstüne, elle tatmini de yasaklayıp günah diyeceksiniz? Ne yapacak kardeşim bu çocuklar sorarım size ne yapacaklar ha?

İnsanlık gelişim tarihi neredeyse 3500-4000 yıl ,İslam’ın doğuşu ise 1400 yıldan fazla, bugünler de yıl olmuş 2015, bazı dinci tüccarlar çıkıp ta, çıplak banyo yapmak günah mı değil mi tartışması yapıyor. Ya da yorgansız sevişmek günahtır diyerek eve melek gelmez safsataları ile insanları yazın 35-40 c bunaltıcı sıcağında kan revan vıcık vıcık ter içinde sevişmeye zorluyorlar ve alıcı da buluyorlar bu sapıkça fikirlerine ? Birisi de çıkıp banyo veya yatak odası gibi mahrem ve yasal yerlerde meleğin işi ne? Diye sormuyor kardeşim ! Niye? Yanlış bir misyonla eğitildiği için diyemiyor! Manevi baskısı yüksek bir din doktrini aldığı için diyemiyor! Kısacası Allah ile korkutulduğu için diyemiyor!
 
Diyemiyorlar ki biz yanlış bir iş yapmıyoruz; Çalmıyoruz, rüşvet alıp vermiyoruz, yetim malı ve kul hakkı yemiyoruz, İmtiyaz kullanıp kimsenin dinine, inancına karışmıyoruz, iftira atmıyoruz ve de öldürmüyoruz. Aksine insanları top yekün seviyoruz, ötekileştirmiyoruz ki, Allah’tan niye korkalım? Hem Allah’ın koyduğu mahremiyet sınırları içinde ve yasal (helal)  bir şekilde gideriyoruz nefsani ihtiyaçlarımızı kime ne? Bazı münafıklar gibi 2. 3.ve 4. eş deyip muta nikahlarıyla kapatmıyoruz ki (x) rezidanslara ? O melekler giremiyorlar mı oralara, yoksa güvenlik mi almıyor içeriye ? Sorun bakalım bu panteon soytarılarına size ne cevap verecekler?..
 
Allah’ın başka işi mi yok? Kullarım sevmediğim şeyleri yapmıyorlar diye daha çok memnun bile olur!
Bunları diyemiyorlar işte bu sahte din satıcılarına…Diyemedikleri için de mallarına daha çok mal katıyor bu din bezirganlığı yapan şirk cambazları, ve Tiranlıklarını daha da fazla pekiştiriyorlar samimi yüreklere saldıkları korkularla !!!

Gençler ! Gelin bu hatalardan yol yakınken vazgeçin. Hadi biz çocukken ‘’Kurban’ı beslemek’’ ve onlarla aramızda duygusal bağ kurmak gibi hatalar yaptık ve sonrasında geçici travmalar yaşadık.
 
Ama sizin önünüzde her an ulaşabileceğiniz bir dünya ve bilgi deryası varken, okuyabiliyorken ve de en önemlisi Allah’ın verdiği muhteşem akıl gibi bir hediye de almışken, gelin bu ‘’Tiran'ı beslemek ‘’ gibi maneviyat yıkıcı ve kalıcı büyük travmalara yol açabilecek hatalardan vazgeçin… Ahiretinizi de mahvetmeyin !
 
Korkunun ecele bir faydası yok efendim. Verilen o muhteşem aklında bir gün hesabı sorulur…
 
Naçizane…
 
Sürç-i lisan ettiysek af ola efendim…
 

20/02/2015

Murat TEKİNEŞ

    

 








Yorumlar - Yorum Yaz
Translate
Site Menüsü
Üyelik Girişi
Tatil Gezi Anı köşesi
Takvim